yeraltı

Haziran 14, 2007

Havale

Kategori: Neyzen Tevfik — rint @ 1:42 pm

Düzelmiyen şu alemin işini
Ulu Tanrım olan nûra bıraktım
Sabreydelim kırk yıl sıktım dişimi
Gün görmeyi Nefh-i Sûra bıraktım

Avrupa’yı, siyaseti,planı,
Devletlerce uydurulan yalanı
İngiliz’i Fransız’ı Yunan’ı
Felek denen şu kambura bıraktım

Enver’ini, Topal’ını, Şaşı’yı
Sakallı’yı bizim Çeribaşı’yı
Malta’daki tavşanlara aşıyı
Vurmak için bir doktora bıraktım

Tetkik ettim her mesleği, her dini
Bulamadım gamsız bir tek ferdini
Anlatmak için Siyonist’e derdimi
Marko paşa ile Tur’a bıraktım

Binbir asrı dpğururken bir gece
Güvenilmez bu feleğe zerrece
Bak tarihe saltanatlı bir nice
Süleyman tahtını mura bıraktım

Çok krala çalkayınca eleği
Hakim ettim kazma ile küreği
Milyarlarca mehpareyi, meleği
Mezar gibi bir çukura bıraktım

Görsün cihan serseriler pirini
Allah’a da vermem Türk’ün yerini
Müselleste olan üçte birini
Konstantin’le Anzavur’a bıraktım

Kulak asmam gürültüye sese ben
Baktım kalbim ile pişe, pese ben
Yeri göğü yapan mühendise ben
İrfan adlı bir mezura bıraktım

Feylesofa kaptan etsem Papi’yi
Göremezler fırtınayı tipiyi
İspermeçet zade Kirpi’yi
Mihran ile Haçador’a bıraktım

Dilencilik yetmez gibi eline
DAr-ül hikme çıktı hakkın halline
İstibrayı sürsün frenk eline
Mes’eleyi bir kubura bıraktım

Yeni sahne zannetme ki bozuktur
Piyesine hırlayanlar buçuktur
İnci midir sancı mıdır ne boktur
Kemiğini diktatöre bıraktım

Deli neyzen al mansuru destine
TEraneye selam söyle dostuna
MAtbuatın masasının üstüne
Seyyah iken kırık billur bıraktım

Fanus-ı Hayâl

Kategori: Neyzen Tevfik — rint @ 1:41 pm

Deli gönül kara, deniz dinlemez,
Adam olur, balik olur, kus olur,
Yerde, gökte, suda arar rizkini,
Serseri’nin dagarcigi bos olur.

Kedi olur, köpek olur, at olur,
Kizilirmak,Sakarya Firat olur,
Amazon’da, Nil’de bazan yat olur,
Sandal olur, vapur, mus olur.

Kanad açmis Mevlânâ’nin neyine,
Dalmis çikmis Bektâsi’nin meyine,
Asik midir cihânin her seyine,
Her mevsimde bir sevdaya dus olur.

Uryan girer matbuaâtin yurduna,
Masal okur kuzusuna kurduna,
Tel kirmadan rebâbin akorduna,
Ahenk eder sebabi bihus olur.

Dua etsin muharrirler sansüre,
Bonkör olan muavine, müdüre,
Mikroplar da tas çikarir Pastör’e
Avellerin basina baykus olur.

Ispermeçet-zâde oldu garibe,
Yazilari Ispanyol’a giribe,
Tutulmustur, Durgeun Esek, Sekib’e,
Hikmetini okutursa hos olur.

Mumcu-zâde çimdik atmis esege,
Pehlivan da katir almis yedege,
Yeni sahne o hirlayan köpege,
Kemik atsa çocukça host host olur.

Su kirpi’nin kürkü batsin gözüne,
Sinek üstü o bal gibi sözüne,
Mide bulandirdim desem yüzüne,
Durgun’lara deh demeden çüs olur.

Feylesof’u çagirmislar konaktan,
Pap’im çikmak istemezmis yataktan,
Madam Miloviç’i söyle uzaktan
Göstersem de aport dersem kos olur.

Küçük beyler köçek gibi gezmezse,
Akibeti gençliginde sezmezse,
Çarhin binbir çenberinden geçmezse,
Baslarinda duygulari los olur.

Üç bes defa ayrilmistim rû’yada,
önlüm yine güzellerle sahbâda.
Ezberimde kalan su söz dünyada,
Çok vermeyin Neyzen’e sarhos olur.
Haydarpasa, 12 Ocak 1921

Çok Şükür

Kategori: Neyzen Tevfik — rint @ 1:39 pm

Deli gönül,neyi özler durursun?
Acinacak dostun,cânânin mi var?
Dünya yansa yoranin yok içinde,
Harab olmus evin,dûkkânin mi var?

Hatir,gönül bulamazsin birinde,
Dama dedi disisinde,erinde,
Vatan dedikleri yanin yerinde,
Insanliga hâlâ imânin mi var?

Nene yetmez senin su kuru kaval?
Pir askina durma çal,
Malta’daki kurnazlardan ibret al,
Paran mi var, bagin, bostanin mi var?

Sana giren çikan nedir, be dürzü?
Be Allah’in numunelik öküzü!
Ben mi yuttum on dört bin okka düzü,
Bekri Mustafa’dan fermanin mi var?

Ne uymazsin zamaneye be domuz?
Kirk senedir …..ne verdin omuz,
Nâzir olmus desem sana istakoz,
Reddedecek kiliç,kalkanin mi var?

Çünkü neden?Dalyanin yok,agin yok,
Bir tek hamsi kizartacak yagin yok,
Ocagin yok,dalin yok,budagin yok.
Yoksa Gökalp gibi Turan’in mi var?

Uyanmadin gitti,daldin uykudan,
Sana ne be âlemdeki kaygudan?
Dem vurursun siyasetten duygudan,
Beynelmilel bir imtihanin mi var?

Feylesof’um dedi herif, pap çikti,
Nâzir oldu,saman satti sap çikti,
Reçetede surup yazdi, hap çikti,
Yutmayacak yoksa, âyânin mi var?

Ispermeçet-zâde,Kirpi, Pehlivan
Yanasmasi, o bayrakli kahraman.
Sadrâzamlar içinde en düztaban,
Imzacilar basi Mervan’in mi var?

Çal nayini, ferahnâkte ver karar,
…n nâzir, ….. larin müstesar,
Kumda oyna çöp batmasin âsikâr
Düsünecek senin zamanin mi var?

Kendi cihaninda bak sen keyfine,
Kulak asma halkin hayfa-hayfine,
Tanburuna,kemanina, define
Sen de katil, neyde noksanin mi var?

Su kirk yildir senin daran alindi,
Suratina yüz bin kara çalindi,
Nasil olsa su bokluga dalindi
Neyzen’den de büyük isyânin mi var?
Haydarpasa, 9 Ocak 1921
Tıp Fakültesi Hastanesi

WordPress.com'dan blog alın.